Prediyabet Nedir, Ne İyi Gelir?

Prediyabet uzman hekimler tarafından kişiye diyabet tanısı konmadan önceki sürece bu ad verilir. Türkçe karşılığı olarak gizli şeker tanımı yapılır. Vücutta şeker hastalığını tetikleyen durumlar giderildiğinde ve vücut eski sağlığına kavuşturulduğunda bir sonraki aşamaya geçmeden tedavi edilebilir.

Prediyabet Nedir?

Yapılan araştırmalarda Türkiye’de yaşayan her 3 kişiden 1’inde denk gelen prediyabet hastalığı kandaki glikoz oranın olması gereken seviyede artışı sebebiyle gözlemlenir. Gizli şeker diyabete geçişteki bir aşamadır. Oldukça sık görüldüğü için beslenme rutinin de belirli değişiklikler yapılarak böyle bir hastalığa önlem alınabilir. Bireysel olarak belirli tanılara dikkat ederek veya bir hekim doğrultusunda teşhisi konulabilir. Prediyabet, şeker hastalığı (diyabet) öncesi bir durumdur. Prediyabet, kan şekerinin normalden yüksek olduğu, ancak diyabet tanısı konulmadığı bir durumu ifade eder. Bu durum, genellikle tip 2 diyabetin bir öncüsüdür.

Prediyabet, insülin direnci veya yeterli insülin üretimi ile ilişkili olabilir. İnsülin, kan şekeri seviyelerini düzenleyen bir hormondur. Prediyabet, kan şekerinin normalden yüksek olması nedeniyle, vücuttaki hücrelerin insülini etkili bir şekilde kullanamamasına veya pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesine bağlı olarak gelişebilir. Prediyabetin belirtileri genellikle hafif veya hiç belirti vermez. Ancak, bazı insanlar artan susama, sık idrara çıkma, yorgunluk, kilo kaybı veya kilo alımı gibi belirtilerle karşılaşabilir.

Prediyabetin tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleriyle başlar. Sağlıklı bir beslenme düzeni benimsemek, düzenli egzersiz yapmak, kilo vermek ve sigara içmek gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak önemlidir. Ayrıca, doktorunuzun reçete ettiği ilaçları düzenli olarak kullanmak da önemlidir.

Prediyabet, diyabet riskini artırır. Ancak, erken teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleri ile prediyabetin ilerlemesi engellenebilir veya geciktirilebilir. Düzenli check-up yapmak ve kan şekerini kontrol etmek, prediyabetin tespit edilmesi ve uygun tedavinin başlanması açısından önemlidir.

Özellikle yaşamında hareketin çok kısıtlı olduğu ve istenmeyen beslenme alışkanlıklarını uzun yıllar sürdürüldüğü kişilerde görülmektedir. Hastalığın erken teşhis edilmesi vücuttaki glikoz oranını normal seviyeye indirebilecek vakti sunar. Bu da sonraki aşamada karşılaşılabilecek diyabet hastalığına önlemektedir.

Prediyabet Diyabetten Farkı Nedir?

Prediyabet belirtileri kişi tarafından tespit edilmesi pek de kolay değildir. Bu sebeple halk arasında gizli şeker adını almıştır. Prediyabet diyabete geçmeden önceki evrede yaşanan bir süreçtir. Bu süreçte kişinin şeker hastası olduğunu anlayabilmesi pek mümkün değildir. Prediyabetin diyabetten en önemli farkı semptomlarının kendini yavaş yavaş göstermesi ve kişinin şeker hastası olduğunu anlamamasıdır. Vücut hala direncini korumaktadır. Sadece belirtiler eşliğinde kendini göstermeye başlamıştır. Belli bir tanı koyabilmek bu süreçte oldukça zordur.

Prediyabet olduğunun belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kişi gün içerisinde sıklıkla su içme ihtiyacı duyabilir
  • Normalin dışında sık sık idrara çıkma isteği
  • Her gün aynı saatte yemek yeniyor olsa bile o anda yoğun bir açlık hissi bulunabilir
  • Normalin dışında vücut açlık hissi hissettiği için fazla kilo alımları bu dönemde başlar
  • Uykularda düzensizlik yaşanır, ara ara uyku bölünmeleri sıkılaşmaya başlar ve uyuma süreci oldukça zor olur
  • Nedeni anlaşılamayan ve fark edilemeyen kişinin normal olarak algıladığı yüksek istekli tatlı yeme ihtiyacı
  • Dinlenilmiş olsa bile gün içerisinde kişinin kendini yorgun ve halsiz hissetmesi de belirtiler arasındadır.

Prediyabet Tedavi Yolları Nelerdir?

Prediyabet tedavisi ilerlemesini fırsat tanımadan belirli aralıklarla kan değer ölçümleri yapılarak kişide böyle bir hastalık olup olmadığı belirlenebilir. Çekimlere gidilerek belirli aralıklarla ölçümler yaptırmak evde bu hastalığın tanısını koymaktan daha etkili bir tedavi yoludur. Belirtilerini anlayabilmek için bireysel testler yapılabilir. Vücuda şeker testi yapıldıktan sonra tokluk kan şekeri ölçülebilir. 3 ayda bir yapılan kan şekeri düzeyi ortalama olarak bakılarak tespiti yapılabilir. Açlık kan şekeri üzerinden de bir tespiti yapılabilir. Bunun için kişinin yaklaşık olarak 8 saat aç kalması üzerine bir test yapılarak ortaya konabilir.

Vücudun şekere karşı olan direnci başlangıçta azaltılmalıdır. Bunu yapabilmek için de hayatındaki rutinlerin belli bir düzene sokulması gerekir. Düzenli yürüyüşler, spor hareketleri ve yemedeki hatalar düzeltilerek bu hormon kontrol altına alınabilir. Bir doktora danışılarak gerekli görüldüğü takdirde ilaç ile tedavi de alınabilir. Bu insülin hormonunu eski seviyesine getirebilmek adına yapılan bir adımdır. Kontrol altına alındığı müddetçe bir sonraki aşama olan şeker hastalığına geçiş önlenebilmiş olur.

 

 

İçeriği Oylayın

Yorum yapın